Kasım 06, 2010

şerefsiz dost


eski bir dost terkettim
yalanlarını da
emekler terkettim
uykusuzluklarımı da

yalanlarına yorgan olduğum
belki adam olur umduğum
kahvesine kurban olduğum
bir dost terkettim
sandım ki
kendimi terkettim

kul hakkım var Tanrım
affetmeyeceğim yeminim!
şerefsiz bir dost terkettim
şimdi artık eminim


emre önbayraktar

Kasım 05, 2010

dört mevsim

gece penceremi açtım
havadan sükunet girdi içeri
böyle susmak sessizlik değildir dedi
nedir ozaman dedim

deniziyle dalgasıyla
rüzgarıyla ışığıyla
güneşiyle bulutuyla
rengiyle kokusuyla
öyle bir sustu ki

gördün mü dedi
sessizlik budur

iyiydi bu dedim
adaletsizce oldu biraz
ama iyiydi

böbürlendi
haklısın dedi
biraz haksızlık ettim sana
benim kadar sessiz olabilmen için
benim kadar kaplamalısın alemi

gülümsedim
yanlış anladın dedim
haksızlık eden bendim
sen bana sadece onu hatırlattın
kimi dedi

öyle bir sustum ki
kudurdu dalgaları
öyle bir sustum ki
güneşe seslendi deldi karanlığı
öyle bir sustum ki
bulutlara seslendi yıkadı dünyayı
öyle bir sustum ki
rüzgara seslendi
çiçeklerin rengi karıştı birbirine
kokuları karıştı

gördün mü dedim
sessizlik aşktır

kapadım penceremi
içeride sükunet vardı
dışarıda sükunet vardı




emre önbayraktar