Şubat 05, 2010

Yokuşlu Çarşamba

yokuşlu bi Çarşambaydı
gündüzü tırmandım geceye doğru
gecesi ayrı sabaha doğru

saçları alevden bir kadın
arkası yaslı geçmişine
söverken içinden
güzel seslisi sahnede
dışından sevmekte herkesi
sabaha doğru
geceden

'Aşk bu değil' diyen hıçkırıklarıyla uluorta
eşlik etti sahnedeki kadına gençten bir adam
herkes güldü geçti
ben hariç
ve saçları alevden bir kadın
o Minur Nurettin şarkısında

kapalı mekanda yasaksız bir bir sigara uzattım
aldı
son nefesini çekmeden gitti
uzaklaşırken seslendi
sırtı bana dönük

'Abi'

sustum

'Çok acıyo be..!'

gitti

güzel sesli kadını evine bıraktım
saçları alevden olan
çoktan gitmişti


emre önbayraktar
04/06/2010
perşembe

04:30


Şubat 01, 2010

...

yürüdüğün yollardan yürüdüm bu gece
ayak izlerin takip edilemeyecek kadar belirgindi
o kadar kolaydı ki sana sana rastlayamamak
girdiğinden emin olduğum tek sokak vardı
ona da ben girmedim
sessiz ve sarhoş adımlarımla beynimde çınlayan
yüzlerce satır arası soluklanmalarla
döndüm evime
bir kelimesi aklıma gelse şimdi
hepsine bedel olurdu

hangi aralıklarla bastıysak aynı taşlara
işte o kadar yakındım yokluğuna

sensizliğime direnişime
şapka çıkarttı dükkan camları
çalgıcı adam güldü geçti
polisler umursamadılar bile

sen ekmek parası yorgunu
ben sokak izlerinin vurgunu
arkandaki rüzgarla doyurdum karnımı
üstüne bir sigara daha yaktım




emre önbayraktar
31 ocak 2010
pazar
04.00