Eylül 28, 2009

Rüzgarüstü İstanbul

Dal kıpırdamıyor da sanki
Apartmanları, tepeleri kudurmuş
Bir akşam rüzgarüstünde kanatlandı
İstanbul

Gözleri tepelerinden bakarken
Ciğerleri boğazından soluyor
Kulakları parçalayan bu ses
Kimin ruhuna huzur verir...
Böyle bir çelişkiyi kimler sever ya!

Hayaletler...

İstanbul'da bir rüzgarüstü akşamı
Hayaletler tutmuş köşe başlarını
yol gösteriyor
Hiç bir çilingir açamaz sofralarına
varan kapıları

Sofraları uzun uzun
Tabakları tepeleme hüzün
Tabakaları gül beyazı duman
Herkes ev sahibi misafirlikte

Rüzgarüstü bir akşam
İstanbul öyle bir eser ki onlar toplanırken bir araya
Boğazından solur

Yedi gözlü İstanbul
Tepelerinden bakarken yattığı toprağına ağlar

Hayaletlerin hayali de gerçeği de işte bu rüzgar

O kadar çok hayalettim ki
korktunuz
O kadar çok hayal ettim ki
Gerçekliğiniz gitti
Bir de baktım yoktunuz
Ne İstanbul
Ne sen


23/11/2008
Emre Önbayraktar

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder